top of page

Çinko Eksikliği ve Sağlığımız Üzerindeki Hayati Rolü

  • Yazarın fotoğrafı: irem özbucak
    irem özbucak
  • 4 gün önce
  • 5 dakikada okunur

İnsan organizması için "esansiyel" yani vücutta üretilemeyen mikro besinlerin başında gelen Çinko, bir takviyeden çok daha fazlasıdır; yaşamın sürdürülebilirliği için biyokimyasal bir mecburiyettir. Hücre bölünmesinden bağışıklığa, cilt sağlığından hormon dengesine kadar yüzlerce sürecin merkezinde yer alan bu eser element, sağlığımızı içeriden dışarıya inşa eden sessiz bir mimar gibidir.

Çinkonun Fonksiyonel Etkisi

Çinko, vücutta çok yönlü bir operatör gibi çalışır ve özellikle epitel dokunun temel yapı taşlarından biridir. Akademik literatürde çinkonun fonksiyonel etkileri şu şekilde belirtilmiştir:

  • Saç, Cilt ve Tırnak Sağlığında Kritik Rol: Çinko, keratin sentezi ve hücre yenilenmesinde kilit bir bileşendir. Eksikliğinde bu dokularda belirgin yapısal bozukluklar ortaya çıkar. Saçların dayanıklılığı, tırnakların sertliği ve cildin pürüzsüzlüğü doğrudan vücuttaki çinko rezervine bağlıdır.

  • Bağırsak Bütünlüğü ve Mikrobiyota: İç organların epitel yüzeyleri, özellikle gastrointestinal sistem mukozası çinkoya bağımlıdır. Çinko, epitel bütünlüğünü destekleyerek bağırsak bariyerini güçlendirir. Bu nedenle günümüzde modern tıbbın üzerinde durduğu sızdıran bağırsak sendromu ve kronik diyare (ishal) ataklarının sıklığını/süresini azaltmada temel bir rol oynar. Bağırsak mikrobiyotasının iyileşmesi ve sağlıklı fonksiyonlarını sürdürmesi için vazgeçilmezdir.

  • Bağışıklık ve Mukoza Bariyeri: Lenfositlerin görev yapması ve koruyucu sitokinlerin salgılanması için çinko gereklidir. Orofaringeal bölge, burun ve ağız mukozasının epitel bütünlüğü çinko ile yakından ilişkilidir. Bu bariyer yapısı ne kadar güçlü ise, organizmanın enfeksiyonlara karşı direnci de o kadar artar.

  • Hücresel Savunma ve DNA: DNA replikasyonu ve protein sentezinden sorumludur. En kritik rollerinden biri, tümör baskılayıcı p53 proteinlerini desteklemesidir. Çinko eksikliğinde bu proteinlerin azalması, DNA mutasyonlarının artmasına ve kanser oluşumu için uygun bir zemin hazırlanmasına neden olabilir.

  • Metabolik Dönüşüm: Çinko, metabolizmamızın orkestra şefi olan tiroit hormonlarının işleyişinde hayati bir sorumluluk üstlenir; özellikle pasif haldeki  T4 hormonunun vücut tarafından kullanılabilen T3 aktif  formuna dönüşmesi doğrudan bu minerale bağlıdır. Bu kritik dönüşüm süreci, yapısında selenyum barındıran deiyodinaz enzimlerinin etkinliğiyle gerçekleşirken; iyot ve selenyumun çinko ile olan bu stratejik iş birliği tiroit sağlığının temelini oluşturur. Bunun yanı sıra çinko, metabolik dengenin korunmasında kilit rol oynayan iştah kontrolü ve insülin direnci mekanizmalarında da etkin bir görev üstlenmektedir.

Çinko ve A Vitamini İlişkisi

Çinko, A vitamininin karaciğerdeki depolarından mobilize edilmesi (kana salınması) için şart olan 'Retinol Bağlayıcı Protein' (RBP) sentezinde bizzat görev alarak, bu hayati vitaminin dokulara sevkiyatını yöneten anahtar mineraldir. Özellikle göz sağlığında, karanlıkta görmeyi sağlayan "rodopsin" pigmentinin oluşumu için A vitaminini aktif hale getiren bir anahtar görevi görür.

Not: Gece körlüğü şikayeti olan bireylerde sadece A vitamini takviyesi bazen yeterli olmaz; çünkü bu vitaminin karaciğerden çıkıp gözlere ulaşabilmesi ve orada işlenebilmesi için vücudun çinko depolarının da dolu olması gerekir.

Çinko Eksikliğinin Belirtileri

Eksikliğin vücuttaki etkisi basit bir yorgunluk değil, sistemik bir aksamadır. Çinko eksikliğinin yol açtığı durumlar şunlardır:

  • Spesifik Duyusal Kayıplar: Tat ve koku duyusunda azalma ile gece körlüğü, çinko eksikliği için oldukça özgül ve belirleyici bulgulardır.

  • Dermatolojik ve Estetik Bozulmalar: Saçlar incelir, kırılganlaşır ve tipik bir “mızrak ucu” görünümü alır. Tırnaklarda beyaz lekeler oluşur. Alopesi ve gecikmiş yara iyileşmesi ile ilişkili çeşitli klinik tabloların gelişiminde rol oynar. Özellikle ağız çevresi, diz, dirsek ve ayak bileği gibi sürtünmeye maruz kalan bölgelerde pullu lezyonlar (dermatit), ağız çevresinde lokalize keilit ile kendini belli edebilir. Çinko eksikliğine bağlı dermatitler çoğu zaman lokal antibiyotik, antifungal veya sistemik antibiyotik tedavilerine yanıt vermez; bu durumlarda çinko eksikliği akla gelmelidir.

  • Büyüme ve Gelişim Sorunları: Çocukluk çağında büyüme geriliği ve boy kısalığına neden olurken; ergenlik döneminde hipogonadizm (üreme sisteminin yetersiz gelişimi) ve yoğun akne problemlerine yol açar.

  • Bağırsak Sağlığı: Çinko, bağırsak bariyerinin fiziksel bütünlüğünü korumada kritik bir rol üstlenir. Eksikliği durumunda bu koruyucu bariyer zayıflayarak ishal (diyare) ataklarının sıklığının ve süresinin artmasına yol açabilir.

Anne Sütü ve Gebelikte Çinko

Anne ve çocuk sağlığında çinko kritiktir. Anne çinko düzeyi yeterli olduğunda, anne sütü ilk

4–6 ay boyunca bebeğe günlük yaklaşık 2 mg çinko sağlayabilir. Ancak annede çinko eksikliği varsa bu mekanizma yeterli olmayabilir. Ayrıca yeterli çinko alımı olsa dahi, preterm doğum yapan veya sezaryen ile doğum gerçekleştiren annelerde, ilerleyen aylarda anne sütündeki çinko düzeylerinin azaldığı gösterilmiştir. Yaşamın ilk 6 ayından sonra sadece anne sütü çinko ihtiyacını karşılamaya yetmez ve eksikliği önlemek için destek gerekebilir.

Çinko, antenatal ve postnatal dönemden itibaren çocukluk çağında büyüme ve gelişme için kritik öneme sahiptir. Düşük doğum ağırlığı ve erken doğum ile çinko eksikliği arasında ilişki olduğu bildirilmiş, gebelerin yaklaşık %80’inin yetersiz çinko alımına sahip olduğu belirtilmiştir. Bu durum, fetal büyüme ve gelişme açısından önemli bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir.

Modern Dünyada Risk Grupları

Topraklarımızın mineral fakirliği (özellikle Türkiye genelindeki düşük çinko içeriği) nedeniyle genel bir yetersizlik riski olsa da, bazı gruplar daha savunmasızdır:

  • Vejetaryen ve Veganlar: Bitkisel besinlerdeki fitatlar, çinko ile çözünmeyen kompleksler oluşturarak emilimi belirgin şekilde azaltır.

  • Ergenler: Özellikle 13-14 yaş aralığı, vücut depolarının en düşük seviyeye indiği ve akne şikayetlerinin arttığı kritik bir dönemdir.

  • Kronik Durumlar: Alkol kullananlar, karaciğer ve böbrek yetmezliği olanlar ile Çölyak ve Crohn gibi emilim sorunu yaşayanlar.

Tanı ve Doğru Takviye Stratejisi

-Tanı

Çinko kanda sadece %0,1 oranında bulunduğundan ötürü, sadece serum çinkosuna bakmak yanıltıcı olabilir; Çinko düzeyi değerlendirilirken serum, idrar ve saç çinko ölçümleri kullanılabilir. Tanı sürecinde serum çinko düzeyleri kadar önemli diğer gösterge ise çinkoya bağımlı bir enzim olan Alkalen Fosfataz (ALP) düzeyleridir. Vücudumuzdaki kemik mineralizasyonundan karaciğer fonksiyonlarına, bağırsaklardaki toksinlerin temizlenmesinden yağ emilimine kadar pek çok hayati süreçte rol oynayan ALP, aslında bir 'metaloenzim'dir; yani işlevini yerine getirebilmesi için yapısında mutlaka iki adet çinko iyonu bulundurması gerekir. Bu yapısal zorunluluk nedeniyle, kan tahlillerinde yaşa göre düşük çıkan ALP seviyeleri, vücutta fonksiyonel bir çinko eksikliğinin en erken ve en güvenilir biyolojik belirteçlerinden biri olarak kabul edilmektedir. İştahsızlık, çinko eksikliğinde en erken ortaya çıkan klinik belirtilerden biridir.

Normal serum çinko düzeyleri genel olarak 70–250 µg/dL aralığında kabul edilir. Sağlıklı bir erişkinin günlük ortalama çinko gereksinimi 10–15 mg/gün, bebeklerde günlük ihtiyaç yaklaşık 7 mg, çocuklarda 11 mg olarak kabul edilmektedir. Değerlerin 40–60 µg/dL seviyelerine düşmesi durumunda hafif düzeyde çinko eksikliği klinik olarak belirgin hâle gelebilir.

Günlük çinko gereksinimi ortalama 14–15 mg olsa da günlük beslenme ile alınabilen çinko miktarı çoğu zaman 9–10 mg ile sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle günlük alımda yaklaşık olarak üçte birlik bir eksiklik oluştuğu söylenebilir. Başka bir ifadeyle, her gün alınması gereken çinkonun yaklaşık üçte biri karşılanamamaktadır. Bu durum uzun vadede değerlendirildiğinde; üç günde bir gün, üç ayda bir ay ya da yılda yaklaşık 3–4 aylık bir dönem boyunca vücudun çinko ihtiyacının karşılanamadığı kabul edilebilir.

Bu nedenle, klinik olarak belirgin bir eksiklik olmasa bile, koruyucu amaçlı çinko takviyesi belirli aralıklarla kullanılabilir. Yılda üç ay arka arkaya, üç ayda bir ay veya üç günde bir gün şeklinde kullanım yaklaşımları bu bağlamda değerlendirilebilir. Ancak çinko eksikliği saptanan bireylerde uygulanacak destek, koruyucu kullanımın ötesinde, ayrı bir tedavi sürecidir.

Kandaki çinkonun yaklaşık %60–80’i plazma proteinlerine, özellikle albümine bağlı olarak taşınır. Bu nedenle serum albümin düzeyi düşük olan bireylerde, gerçek çinko durumu normal olsa bile ölçülen serum çinko değeri düşük saptanabilir.

-Doğru Takviye Seçimi

Çinko farklı farmasötik formlarda bulunmaktadır. Takviye kullanımında mide bulantısını en aza indirmek için organik formlar (pikolinat, metiyonin, glukonat) tercih edilmeli ve mutlaka bakır dengesi gözetilmelidir. Çünkü çinko, uzun vadede bakır emilimini baskılayarak ikincil bir bakır eksikliğine yol açabilir. Günlük önerilen çinko alımı 15 mg civarındadır.

Çinko, tercihen yemekten 2 saat önce veya sonra alınmalıdır. Ülkemizde piyasada bulunan takviyelerde genellikle bir kapsülde maksimum 15 mg çinko bulunmaktadır. Reçeteli preparatlarda daha yüksek dozlar yer alabilmekle birlikte, geri ödeme kapsamında olan bu formlar çoğunlukla inorganik yani emilimi düşük olan çinko formlarıdır.

İlaç ve Takviyelerle Birlikte Kullanımda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çinko; demir, kalsiyum ve magnezyum gibi minerallerle emilim düzeyinde rekabet eder. Bu nedenle birlikte kullanıldıklarında, alımlar arasında en az 2–3 saatlik bir süre bırakılması önerilir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her bireyin biyokimyasal ihtiyacı farklıdır. Herhangi bir takviye kullanmaya başlamadan veya bir tedavi planı oluşturmadan önce mutlaka doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Kullandığım Kaynaklar;

Doğan, M. (2020). Çinko Eksikliği ve Fazlalığı. Klinik Tıp Pediatri Dergisi12(1), 13-19.

Acarkan, T. (2015). Esansiyel Mikrobesin-Çinko. Bilimsel Tamamlayıcı Tıp Regülasyon ve Nöral Terapi Dergisi14(1), 15-19.

 

 

Yorumlar


bottom of page